ODAKLANMA SORUNUNU YENMEK İÇİN KUTU TEKNİĞİ (Olumsuz Duygu ve Düşüncelerden Kurtulma Tekniği)

Efendim hoşgeldiniz. Bugün sizlerin çok daha rahat bir şekilde odaklılanmanızı sağlayacak ve olumsuz duygu ve düşüncelerden bazen bedensel hislerden kurtulmanızı sağlayacak güzel bir teknik olan “KUTU” tekniğinden bahsedeceğim. Bazen olumsuz düşünceler ya da duygular bizi çok rahatsız eder ve odaklanma sorunları yaşamaya başlarız. Adeta zihnimizde bozuk bir plak gibi sürekli çalıp dururlar. Sürekli aynı düşünceler dönüp durur, dönüp durur, dönüp durur ve bunun yüzünden biz odaklanmamız gereken işlere odaklanamalıyız. Yapmamız gereken şeyleri yapamayız. Hatta bazen geceleri uyuyamayız bu düşüncelerden. Eğer o konuyu üzerinde yeterince düşünüp analiz edemediğiysem ve bir çözüm yolu bulamadığıysam zihnim sürekli olarak kapanmamış, açık bir dosya olduğu için bana o dosyayı yani o konuyu sürekli hatırlatır, hatırlatır durur. Bu yüzden bir türlü odaklanamam. Gündüz işlerin koşuşturması ile oradan oraya giderken belki belli bir süreliğine bu konuları unutursunuz ya da bastıra bilirsiniz.

Ancak akşam olduğunda eve geldiğinizde uyumaya çalıştığınız da işte o zaman düşünceler birdenbire hücum ederler zihnimize adeta. Ve biz bir türlü uykuya geçemeyiz. Hatta ben hayır düşünmeyeceğim düşünmeyeceğim. Git uyuyacam deseniz bile hatta bunu dediğinizde daha da fazla o düşüncelerin istila ettiğini görürsünüz zihninizi. Peki ama beynim neden bunu yapıyor? Bakın beyniniz asla sizin kötülüğünüze bir şey yapmaz. O aslında şunu yapmaya çalışıyor. Diyor ki bak sevgili sahibim, senin burada açık kalmış bir dosyam var.

Çözmesi gereken bir problem var. Üzerinde düşünmen, analiz etmen gereken bir durum var. Lütfen bunu düşün. Bunu analiz edip bu dosyayı kapat, biz de bunu yerine koyalım der. O yüzden seni sürekli rahatsız eder. Bu anlamda da aslında bunun çözümü. Evet, o konu üzerine geniş bir zaman ayırıp, düşünüp, analiz edip bir çözüm yolu bulmaya çalışmaktır. Fakat bunun doğru zamanı. Geceleri uykudan önce olmayabilir ya da ne bileyim bir işe odaklanmak gerektiğinde o tam o iş üzerindeyken onun doğru zamanı o değil, onun doğru zamanı. Ne bileyim ben ders çalışırken değil, buna ayrı bir zaman ayırmak gerekir. O yüzden de o an o işi, yani o dosyayı kapatma işini, o dosya üzerine detaylı düşünme işini biraz ertelemem gereklidir.

Fakat bunu buraya bir türlü anlatamayız. İşte buraya bunu anlatımının etkili yollarından bir tanesi olan kutu tekniği bugünkü videomuzda konusu zaten. Şunu özellikle belirtmek istiyorum. Biz bizi rahatsız eden duyguları ya da düşünceleri bastırmıyoruz. Amacımız bu değil. Onları yok saymıyoruz. Amacımız yine bu değil. Ne demiştik? Onların bir amacı var. Bir şeye hizmet ediyorlar. O yüzden buradalar. Onları kabul edip onları analiz etmek gerekiyor. Ama bunu doğru zamanda, doğru yerde, kaliteli bir biçimde yapmak gerekiyor. Yerli yersiz bu düşünceler geldiklerinde onları erteleyebilir için erteleyebilir. İyi de gerçekten de daha sonra üzerinde düşünmek üzere artırabilmek için. Yani ben bunu fobim gibi. Tamam, bundan sonra bir daha dönmezsen eğer o olmaz. Daha sonra gerçekten onun üzerine döneceğim ben. Ancak şimdilik bir yere kaldırabilmem için işe yarayacak etkili bir tekniktir kutu tekniği. Bu teknikte görselleştirmeyi kullanıyoruz. İmajınasyon ya da zihinde canlandırmada dediğimiz bir tekniktir. Görselleştirme, görselleştirme tekniği gerçekten de beyin üzerinde çok etkilidir. Çünkü ne dedik bunu buraya anlatamıyoruz. Dedik ya. Çünkü burası soyut kavramlardan çok anlamaz. O daha çok somut kavramlardan anlar. Yani elle tutulur, gözle görülür şeyler onun için daha anlamlıdır. O yüzden de buraya anlatmaya çalıştığım şeyleri ben renklerle, şekillerle, sembollerle bir şekilde somutlaştırdığımda bilinçaltı için daha anlamlı bir hale gelir. Burada da bizi rahatsız eden düşüncelere, duygulara ya da duyumları daha sonra tekrar üzerinde düşünmek üzere bir kenara kaldırmak için bir kutu görselinden faydalanacağız. Peki ama bunu nasıl yapacağız? Şimdi öncelikle bu tekniği yapabilmeniz için videoyu durmanızı, rahat bir yere geçmenizi rica ediyorum. Lütfen rahat bir yere geçin, rahat bir şekilde oturun. Şöyle birkaç dakika gözleriniz kapalı. Yavaş ve derin nefes alıp verin ve videoda size vereceğim telkinleri dinleyin. Hadi başlayalım.

Gözlerinizi kapatın ve rahat bir yere geçin. Eğer gözlerinizi kapatmak istemiyorsanız karşıda sabit bir noktaya bakın.

Burnumuzdan son derece yavaş ve diri bir biçimde nefes alan. Ve daha da yavaş bir biçimde nefesinizi verin. Bir süre bu şekilde yavaş ve derin nefesler alın ve verin.

Olabildiğince rahatlamaya çalışın.

Şimdi gözümüzün önüne bir kutu getirin.

Bu kutunun bir kapağı ve bir kilidi de olsun. Kutuyu görmeye çalışın.

Kutunun Rengi Ne?

Büyüklüğü Nasıl? Dışında Desen Var mı? Yapıldığı materyal ne? Mesela Karton mu?. Tahta mı? Belki de porselen. Tüm bu özellikleriyle kutuyu görün.

Kutunun kapağını ve kilidini kontrol edin. Çalışıyor mu? Şimdi bu kutuyu koyacağımız yeri düşünelim. Odanın içinde belki dolabı, rafı ya da başka bir yer. Kutuyu olmasını istediğiniz yerde görün.

Şimdi kendinize odaklanın ve sizi rahatsız eden bir fikir, bir duygu veya bedeninizde bir duyum, bir his varsa bunun kutuya girmesine izin verin.

İzin verin gitsin. Ve sizi şimdilik rahat bıraksın ve kendi kendinize şu cümleyi tekrarlayın.

Aklıma gelen bu konunun şimdilik daha sonra üzerinde durmak üzere kutuya girmesine izin veriyorum. Şimdilik üzerinde düşünmeye achim ama daha sonra tekrar geriye dönüp bakacağım. Bunu söyledikten sonra kutunun içine girişini ve kapağı ve kilidi kapattığınızı görün. Güzel. Şimdi her ne yapmakda iseniz ona odaklanıp bilirsiniz.

Gördüğünüz gibi uygulaması son derece basit bir yöntem. Ben de bu yöntemi çok sık kullanırım. Özellikle böyle bir şeye odaklanmak gerektiğinde. Ama zihnimde kalmış açık dosyalar bana hücum ettiğinde derim ki sevgili zihnim, tamam bunlarla ilgileneceğim ama şimdi değil söz. VALLAHİ ilgileneceğim deyip onu şöyle bir kenara kaldırırım. Burada özellikle görselliği olabildiğince devreye sokmanız, mesela kutunun rengini olabildiğince parlak görmeliniz, kutunun desenlerini, detaylarını görmeniz işinizi daha da kolaylaştıracak. Buraya anlatmanızı kolaylaştıracak. Şöyle düşünün. Burada 6 yaşında bir çocuk var. 6 yaşındaki bir çocuğun bir şeyi anlatırken ne yaparız? Olabildiğince somutlaştırırız. Mesela 1 artı 1 eşittir 2’yi Nasıl anlatırız ona? Ne bileyim mesela bir tane elma gösterip 1 tane daha gösterip bak 2 oldu deriz. Bunun gibi. Yani olabildiğince renkleri, şekilleri, somut nesneleri devreye sokarız. İşte burayı anlatırken de bu lazım. O yüzden bu teknikler işe yarıyor. Bu tekniğin neden bu kadar işe yaradığını merak ediyorsan ve altta yatan mekanizmaları merak ediyorsan yine benim kanalındaki “Sadece hayal ederek zayıflayabilir miyim?” Konulu videoyu izle orada daha detaylı. Bu mekanizmayı görebileceksiniz. Aynı zamanda görselleştirme kullandığında sağ beynine de aktif hale getirmiş oluyorsun ve daha etkili bir hale geliyor bu teknik. Bu teknikte unutulmaması gereken önemli nokta şu şunu bunu yaptın, tamam zihninden gönderdin, erteledin mutlaka ve mutlaka. Gerçekten de daha sonra tekrar uygun ve kaliteli bir zamanda.

Otur ve o kutuya gönderdiğin malzemeleri tekrar geri çağır. Ve gerçekten de üzerinde düşün. Eğer bunu yapmazsan bundan sonraki seferlerde bu teknik işe yaramaz. Yani burası yemez, yok yine göndereceksin, biraz düşüneceksin ben seni biliyorum. O yüzden mutlaka daha sonrasında kendime uygun bir düşünme zamanı ayarlaman gerekiyor. Peki bu düşünme zamanında ne yapacaksın? çok basit. Şunu yapacaksın. Eline bir kağıt kalem alıp rahat bir yere geç diyeceğin bir şekilde kafan sağlamken otur ve kutuya gönderdiğim tüm malzemeleri tekrar geri çağır zihnine, üzerinde düşün. Bu düşünce, bu duygu ya da bu duyum neden var? Bende neyin sonucu geldi? Bunda benim herhangi bir etkim var mı? Bunun böyle olmaması için ben ne yapabilirim? Bunun bana faydası ne? Zararı ne gibi bunun üzerinde otur analiz et. Olası çözüm yolları nelerdir? Düşün bunu yaparken tabii ki eğer bir çözüm yolu bulamıyorsun, bir uzmandan destek alabilirsin. Eğer kendi kendine yapabiliyorsan da sıkıntı yok. Bunu her yaptığında illa bir sonuca varmak da şart değil. Mesela düşünmüşümsündür taşınmışsındır. Yarım saat geçmiştir. Hala bir sonuca varamamışsındır. O zaman tekrar üzerinde tekrar düşünmek üzere kutuya gönderebilirsin düşüncelerini. Yani ben şimdilik yine gönderiyorum. Tekrar geri döneceğim diyerek aynı tekniği uygulayabilirsiniz. Kolay gelsin. Dilerim kutuya gönderdiğin problemleri daha sonrasında rahatlıkla çözebiliriz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.