Sürekli Yorgun Bunalmış Gergin Hissetmenin Nedenleri ve Çözümleri

Sinir sistemimiz ruh halimizden, organlarımızın çalışma şekline ve hatta bedensel tepkilerimize kadar pek çok şeyi düzenler ve etkiler. Ve düzensiz çalışan bir sinir sistemi bizi ruhsal ve bedensel olarak oldukça zorlayabilir. Peki düzensiz çalıştığını nasıl anlarız ve bunu düzenleyebilmek için neler yapabiliriz? Sevgili dostlar, şunu unutmamak gerekiyor. Bedenimizin temel amacı hayatta kalmaktır. Bizi mutlu etmek değil. Doğada mutlu olmaktan çok daha öncelikli bir şey var ki o da hayatta kalmak ve türün devamını sağlayabilmek. Bu yüzden de yüzbinlerce yıldır vahşi doğada yaşamış atalarımızın hayatta kalmalarına yardımcı olabilecek bazı bedensel düzenlemeler bazı tepkiler beynimize, bedenimize adeta işlenmiştir. Gelin görün ki stresli anlarda devreye giren bu düzenlemeler bazen tek bir modda takılı kalır ve tekrar normal, gevşemiş, rahatlamış modda geri dönemez. İşte o zaman da birtakım sıkıntılar yaşamaya başlarız. Neyi kastediyorum? Örneğin bedenimiz doğada herhangi bir tehditle karşılaştığında hayatta kalabilmesi için o tehditle savaşması ya da o tehditten kaçması gerekir. Dolayısıyla bu anlamda bedende stres ya da travma anında birtakım düzenlemeler yapılır. Bu düzenlemelerde işte bu savaşma ya da kaçmanın sağlanabilmesi için vücut son derece yüksek devirde çalışır. Adeta gazına sonuna kadar basılmış bir araç gibi vücut hızlanır. Kaslarımız gerilir, kalp atışı hızlanır. İşte bu modda sinir sisteminin savaş ya da kaç modu diyorduk hatırlarsanız. Eğer tehdide çok uzun süre maruz kalırsak, yani kronik bir stres altındaysak ya da yakalandığımız bu yaşamsal tehditten kurtulma şansımızın olduğunu düşünmüyorsak kendimizi çok çaresiz hissediyorsak bu yükün altında eziliyorsak bu durumda da sinir sistemimiz don adı verilen bir moda giriyor. Bu don modunda adeta bedenimiz ölü taklidi yapıyor. Tüm sistemler bir öncekinin aksine yavaşlamaya ve hatta kapanmaya başlıyor.

Tehdit ortadan kalktığında ise sinir sistemimiz tekrar dengeye döner ve dinlen, sindir ya da dinlen onar adı verilen bir moda girer. Bu modda daha önceki savaş kaç ya da don modunda vücutta yapılan değişiklikler geri alınır ve vücut normal çalışma ritmine girer. Bu mod yani dinlen sindir ya da dinlen onar modu kendimizi rahat, huzurlu, güvende, sakin hissettiğimiz bir moddur. Bu modda daha önceden tehdit anında enerjiyi korumak için baskılanmış olan sindirim ya da bağışıklık gibi sistemler tekrar devreye girer, çalışmaya başlar ve vücudumuz bir taraftan dinlenirken diğer taraftan da kendini onarır. Tabii bu bahsettiğim sağlıklı, esnek, dayanıklı bir sinir sisteminde olandır. Yani gerektiğinde gerekli modlar devreye girer. Gerektiğinde savaş kaç modu devreye girer, gerektiğinde don modu devreye girer ve bir süre sonra tehdit ortadan kalktığında da tekrar dinlen moduna geri döner sinir sistemi. Ancak bazı yaşam olayları, bazı psikolojik, sosyal ya da fizyolojik faktörler sinir sisteminin dengesini bozar ve sinir sistemi duruma uygun yanıtlar vermeyebilir. Örneğin travmatik deneyimler, kronik stres altında yaşamak, zorlayıcı yaşam koşulları, zorlayıcı ekonomik koşullar, mesela sürekli bir ekonomik kaygı hissetmek ve son derece kalabalık, gürültülü, kirli bir çevrede yaşamak, uzun süreler zorlu insanlarla birlikte yaşamak zorunda kalmak, zorlayıcı ilişkilere maruz kalmak, çocukluk travmaları gibi çok sayıda psikolojik ve sosyal faktör ya da vücuttaki enflamasyon düzeyinin yüksek olması, vücutta herhangi bir enfeksiyon durumunun olması, bağırsak florasındaki bazı dengesizlikler ya da ne bileyim işte ağır metal zehirlenmeleri gibi birtakım toksik durumlarda da bunun gibi fizyolojik sebeplerden kaynaklı da sinir sisteminin dengesi bozulabilir ve sinir sistemi duruma uygun yanıtı veremez hale gelir.

Bu modlardan bir tanesinde takılı kalır. Peki düzensiz sinir sistemin bazı işaretleri neler? Gelin bir bakalım. Evet, ilk göstergelerimizden biri aşırı hassasiyet. Kolayca irkilir misiniz? Mesela bazı sesler, bazı kokular, ne bileyim yüksek ışık sizi çok rahatsız eder mi? Diğer insanlar rahatsız olmasa bile siz bundan rahatsız olur musunuz? Eğer cevabınız evetse bu durumda sizde de aşırı hassasiyet durumu olabilir ve bu bazen düzensiz sinir sisteminin göstergelerinden bir tanesidir. Sürekli tetikte olma hali, her an kötü bir şey olacakmış gibi hissetmek, çok çabuk bunalmak yine düzensiz çalışan sinir sisteminin göstergelerinden bazıları. İkinci işaretimiz çok kolay kaygılanabilme ya da öfkelenebilme. Sinir sistemimiz özellikle savaş kaç modunda takılı kaldığında hayatta kalma için çok önemli olan bu en temel iki duygu, yani korku ve öfke ya da işte kaygı ve öfke çok baskın bir hale gelir. Sürekli gergin haldeki sinir sistemimiz bir şekilde çok çabuk öfkelenebilmemize ya da kaygılanabilmemize yol açar. Çünkü bu durumdaki sinir sistemi sürekli olarak çevredeki tehditleri hesaplamak, olası tehditleri görmeye çalışmak ve bunları biraz abartmak eğilimindedir. Bunun sonucunda da bizler çok tepkisel olabilen, aşırı tepkiler verebilen, çok kolay öfkelenebilen, çok kolay bunalabilen, alınganlaşabilen ve genel bir kaygı durumunda yaşayan bireyler haline dönüşürüz. Evet, bir diğer işaret sürekli yorgunluk ve sebebi bulunamayan bazı ağrılar. Çoğumuzda bu var. Sürekli yorgun hissetme, sürekli bitkin hissetme hali. Sinir sistemimiz savaş kaç modunda takılı kaldığında bu adeta bir arabayı sürekli yüksek devirde kullanmak gibidir. Ve nasıl ki arabanın motoru buna dayanamazsa bizler de bu kadar sürekli yüksek devirde çalışmaya dayanamıyoruz ve bir süre sonra vücudumuz bundan dolayı çok yorgun hissetmeye başlıyor ve en nihayetinde de bu vücutta birtakım sıkıntılara yol açıyor.

Kronik bazı ağrılar, sebebi bulunamayan bazı rahatsızlıklar ve ileride ilerleyen aşamada eğer bu böyle devam ederse yani sinir sistemini düzenlemeyle ilgili, stresle baş etmeyle ilgili gerekli tedbirleri ve önlemleri almazsanız bu uzun vadede çok daha kronik bazı hastalıklara yol açabiliyor. Bir diğer belirti yine günümüzdeki çoğu insanın en büyük problemlerinden biri aşırı düşünme, sürekli hareket etme, yerinde duramama ihtiyacı ve dinlenememe. Yine savaş kaç modundayken dedik ya hani bedensel sistemler hızlanır ve biz yerimizde duramayız. Sürekli bir şey yapma ihtiyacı duyarız. Sürekli bir hareket halindeyizdir. Dursak bile bu sefer düşüncelerimiz durmaz. Yani bir aşırı düşünme durumuna girebiliriz. Şöyle sakince bir oturayım da zihnimi dinlendireyim diyemeyiz. Çünkü bunu çoğu zaman başaramayız. Bir diğer işaret mide ve bağırsak sorunları. Şimdi sinir sistemimiz tüm vücuttaki organların çalışmasının düzenlenmesinde de etkilidir. Dolayısıyla bunların sağlıklı bir şekilde, düzenli bir şekilde çalışabilmesi için sinir sistemimizin de düzenli çalışması gerekir. Sinir sistemi düzensizleştiğinde hazımsızlık, reflü, mide ile ilgili birtakım sıkıntılar görülebilir, sindirim problemleri yaşanabilir. Yine bağırsaklarla ilgili hassas bağırsak sendromu ya da kabızlık gibi birtakım sıkıntılar yaşanabilir. Bir diğer işaret ise düşük enerji, uyuşmuşluk ya da hissizlik. Şimdi bazen de sinir sistemimiz don modunda takılı kalır. Yani travmatik bir durum yaşarız ya da çok kronik bir şekilde sürekli strese maruz kalırız ve sinir sistemimiz savaş kaçın bir işe yaramadığını görünce don modunda bu sefer takılı kalabilir ve bu olduğunda da bu sefer kendimizi öncekilerin aksine tam tersi son derece halsiz, bitkin, düşük enerjili, hissiz, uyuşmuş hissederiz.

Aynı zamanda birtakım duyguları hissetmek de bizim için zorlaşır. Yani duygusuz hissederiz. Sanki hiçbir şey hissetmiyor gibiyizdir. Ne hissediyorsun? Diye sorulduğunda bilmiyorum hiçbir şey. Mutlu musun? Hayır. Mutsuz musun? Hayır. Öfkeli misin? Hayır. Peki ne hissediyorsun? Hiç! Ve son işaretimiz şu an yine çoğumuzun ortak problemi olan dikkat ve odaklanma sorunları da yine sinir sisteminin düzensizliğin göstergelerinden bir tanesi. Peki hali hazırda düzensizleşmiş bir sinir sistemim varsa ve ben bunu fark ettiysem, bunun daha düzenli bir hale gelebilmesi için ne yapmam gerekiyor biraz da bunu konuşalım. Size birkaç teknikten bahsedeceğim. Ancak bu tekniklerin faydalı olabilmesi için son derece düzenli ve istikrarlı bir biçimde uygulanması gerekir. Belki de aylarca bunu uygulamanız gerekecek. Hatta bazılarını bir yaşam tarzı haline dönüştürmek çok daha faydalı olur. Çünkü günlük yaşamda her gün sayısız stres faktörüne maruz kalıyoruz. Dolayısıyla aslında günlük olarak zaten sinir sistemi egzersizleri yapmak gerekiyor. Öyle ben bir kere yaptım olmadı, ya denedim olmuyor değil. Nasıl ki bir kasınızı güçlendirmek için aylarca belki ağırlık kaldırıyorsunuz, onu güçlendirmeye çalışmak için. Sinir sistemimiz düzenleyebilmek için de gerekirse aylarca düzenli ve sistemli bir şekilde bu egzersizleri uygulamak gerekiyor. Şimdi bir kere düzenleme egzersizlerine başlamadan önce hali hazırda şu andaki durumunuzu ve derecenizi fark etmenizi ve bunu kaydetmenizi ve bunu takip etmenizi öneriyorum. Neyi kastediyorum? Kendinize bir günlük değerlendirme formu hazırlayın. Yani ben gün içerisinde günümün ne kadarını savaş kaç modunda geçiriyorum ne kadarını donma modunda geçiriyorum ne kadarını normal dengeli bir modda geçiriyorum? Bunu tahmini yüzdesel olarak yazın ve bunu takip edin gün be gün.

Böylelikle egzersizleri yaptıkça ilerlemenizi de daha net bir şekilde görebilirsiniz. İkinci önerim vagus egzersizleri. Vagus siniri egzersizleri. Şimdi vagus siniri nedir? Vagus siniri egzersizleri nelerdir? Bununla ilgili çok detaylı 2 tane videom var. Şurada bulabilirsiniz linklerini yine en başa sabitlediğim yoruma ekleyeceğim. Oradan ulaşabilirsiniz orada. Vagus sinirinizin sakinlikle ilgili dalını geliştirebileceğiniz çok sayıda egzersiz var. Ancak burada da eğer bir teknikten bahsetmem gerekse bir tanesini seç deseler bana tabii ki en kolay ve en etkili tekniklerden biri nefes egzersizleridir. Nefes egzersizleri vagus sinirinizin gevşeme ile ilgili dalını uyarır ve beyninize sakin ol, her şey yolunda mesajı gönderir ve bunun üzerine hali hazırda gergin olan ve bir şekilde rahatlayamayan o beyin ve sinir sistemi rahatlama ile ilgili gevşeme ile ilgili sistemleri çalıştırır. Vücudunuz yavaşlamaya başlar, normal çalışma ritmine döner. Nefes egzersizleri çok sayıda var ancak en basit ve benim en çok sevdiğim, kendi hayatımda bizzat en çok faydasını gördüğüm teknik. Dörde sekiz tekniği. Neydi dörde sekiz tekniği bir hatırlayalım. Burnumuzdan son derece yavaş bir biçimde dörde kadar sayarak nefes almak. Her saniyede bir rakam gibi düşünün ve yine burnumuzdan nefesimizi verirken bu sefer sekize kadar saymak. Bakın dikkat ederseniz nefesi alırken dörde kadar, fakat verirken sekize kadar onun iki katı bir süre veriyoruz. Neden bunu yapıyoruz? Çünkü nefesinizi verdiğinizde parasempatik sinir sistemimiz yani vücudu gevşetmekten sorumlu olan sinir sistemimiz devreye girer. Bunu her gün düzenli biçimde sadece 10 15 dakika yapmak ama düzenli bir biçimde bakın bir süre sonra etkisini göstermeye başlayacak.

1 ay sonra bedeninizdeki farklılaşmayı hissetmeye başlayacaksınız. Daha düzenli bir biçimde yaparsanız mesela 6 ay, 7 ay hatta bunu bir yaşam tarzı haline getirirseniz, bir süre sonra göreceksiniz ki artık eskisi kadar kolay gerginleşmiyorsunuz. Bir kere gerginleştiğinizde de çok daha kolay bir şekilde tekrar normal dinlen moduna yani gevşeme moduna geri dönebiliyorsunuz. Sinir sistemimizi düzenli bir hale getirebilmek, dayanıklı, esnek, duruma uygun yanıtlar verebilir bir hale getirebilmek için yapabileceğimiz en etkili egzersizlerden bazıları yoga ve Çigong egzersizleri. İster Yoga yapın, ister Çigong yapın bunların her biri yani bedensel farkındalığı arttıran bu egzersizler adeta birer ilaçtır sinir sistemimiz için. Yine çok etkili bazı şifalı Çigong tekniklerini, hareketlerini bu kanalda sizinle paylaşacağım ilerleyen videolarda. Eğer kanala hala abone olmadıysanız ve bu videoları kaçırmak istemiyorsanız abone olup bildirim zillerini açmayı unutmayın. Ve son bahsedeceğim teknikte tabii ki zihinsel teknikler. Zihin ve beden bir bütün. Yani biri için bir şey yaptığında eğer diğeri için yapmazsan bir şey eksik kalır. Yani bir kuşun uçabilmesi için iki kanada ihtiyacı var. Birinden birini yapmadığında kuş tek kanatlı olur. O yüzden mutlaka algılama ve düşünme biçimlerimizle ilgili de çalışmak gerekir. Çünkü siz istediğiniz kadar bedensel tekniklerle kendinizi onarmaya çalışın, devam edin. Algılama ve düşünme biçimlerini değiştirmediğiniz sürece daha sağlıklı olacak şekilde düzenlemediğiniz sürece en ufak bir stresli olayda tekrar bedeniniz aynı tepkileri vermeye devam edecek. Bununla ilgili olarak da yine kanalımda Düşünce Düzenleme Teknikleri başlıklı oynatma listemde çok sayıda teknik bulabilirsiniz. Bu teknikleri burada anlatırsam video 2 saat olur. O yüzden ilgilenenler en başa sabitledim yorumdan bu videolara gidebilirler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir