TEMBEL PSİKOLOGDAN UYUŞUKLUĞUNUZDAN KURTARACAK 5 ÖNERİ

Bugünlerde çoğumuz halsiz, yorgun ve enerjisi düşük. Kime sorsam uyuşukluktan ve tembellikten şikayetçi. Aşırı yorgunluktan ya da enerji düşüklüğünden kaynaklı bir türlü harekete geçemiyoruz. Adeta uyuşmuş bir şekilde ekran başında amaçsızca saatlerimizi geçiriyoruz. Ve bu öyle bir şey ki biz buna devam ettikçe bu uyuşukluk daha da artıyor. Adeta bir bataklık gibi bizi içine çekiyor. Peki bu nereye kadar böyle gidecek? Gelin bunu değiştirelim. Bu videoda bu hayatı değiştirecek ve bir şekilde bu dağınıklığın bir tarafından tutup enerjinizi arttıracak ve bu tembellik ve uyuşukluktan kurtulmanızı sağlayacak 5 minik rutinden bahsedelim. Hayat belki kolay değil ama aslında son derece sade ve basit. Hayatı zorlaştıran, karmaşıklaştıran çoğu zaman biziz. Aşırı düşünme ve analiz etme alışkanlıklarımızla hayatımızı öylesine zorlaştırıyoruz ve karmaşıklaştırıyoruz ki sorunlarımızın çözümünün de bu kadar karmaşık olması gerektiğine inanıyoruz. Birisi bize sağlıklı beslen, sosyalleş, iyi uyu gibi öneriler verdiğinde daha bunlarla ilgili en ufak bir adım dahi atmadan, en ufak bir değişiklik dahi yapmadan hemen savunmaya geçiyoruz. Yani o kadar basit olsa keşke. Öyle ya, bu kadar basit olmamalı bu sorunların çözümü. Aslında çoğu zaman, çoğu durumda bu kadar basit. Yeter ki başlayalım. İsviçre peyniri modelini duymuş muydunuz? Bu model bir şekilde gözümüzde büyüdüğü için bir türlü başlayamadığımız sürekli ertelediğimiz o görevlere başlayabilmeyi kolaylaştırmak için kullanılan bir metafor. İsviçre peyniri deliklerle dolu bu peynir biliyorsunuz. Burada peynir o başlamaya üşendiğimiz gözümüzde büyüyen görevi içindeki delikler ise bizim o görevle ilgili attığımız minik adımları gösteriyor.

Her gün büyük küçük demeden minicik de olsa hayatımızda yapacağımız minik değişikliklerle, minik alışkanlıklarla bir süre sonra o deliklerin sayısını arttıracağız. Ve bir süre sonra bakacağız ki ortada peynir kalmamış. İlk rutininiz sabahları uyanma saatinizi şöyle yarımşar saat yarımşar saat geriye doğru almaya başlayın ve kalkabildiğiniz kadar erken kalkın. Pandemi ile birlikte evden çalışmaya geçtiğimiz için çoğu kişi gibi ben de geç yatmaya ve geç kalkmaya başlamıştım. Fakat bu enerjimi çok kötü yönde etkiledi ve bir süre sonra tekrar erken kalkmaya başladığımda gerçekten de günü çok daha verimli kullanmaya başladığımı ve kendimi daha iyi hissettiğimi fark ettim. Tabi iş sadece erken kalkmakla bitmiyor. Erken kalkmanın ardından bir iki minicik rutinimiz var. Onları da eklediğinizde tadından yenmiyor ve birkaç gün içerisinde dahi enerjinizin yukarıya doğru çıktığını fark ediyorsunuz. İkinci rutininiz sabahları esneme egzersizleri yapmak. 5 dakika bile olsa biliyorum egzersiz ve hareket etmenin faydalı olduğunu size ilk söyleyen ben değilim. Bu çok klasik ama çok da doğru. Eğer benim gibi aşırı tembelseniz, işe sabah yataktan kalkmadan daha yatağın içindeyken yapabileceğiniz minik ve sadece birkaç dakikalık egzersizlerle başlayabilirsiniz. Ben öyle yaptım. İlk önce daha yataktan kalkmadan önce ellerimi ve ayaklarımı hafif hafif şöyle esneterek ve gerdirerek başladım ve bunu sadece birkaç dakika yaptım. Sadece birkaç dakika. Bir hafta boyunca gerekirse böyle devam edin. Sadece 1-2 dakika vücuttaki bazı kaslarınızı esnetin, gerdirin. Ardından Youtube da muhteşem bir kanal keşfettim.

Kanalın adı Workout. Kanalın içerisinde çok güzel değişik esneme egzersizleri var. Yatağın içerisinde yapabileceğiniz esneme egzersizleri başlıklı bir video buldum. Bu videonun linkini yorumlarda paylaşacağım. Bu egzersizleri yani yatağın içinde daha kalkmadan oturduğum yerden yapabileceğim egzersizleri minik minik bu sefer uygulamaya başladım. Her gün 1 dakika bile olsa 1 dakikayla başlasanız bile ertesi hafta 2 dakika, sonraki hafta 3 dakika, sonraki hafta 5 dakika derken yavaş yavaş minik minik arttırmaya başlıyorsunuz. Zaten bu minicik değişimlerin hayatınızda enerjinizde yarattığı farkları gördükçe motive oluyorsunuz ve daha fazlasını yapmak istiyorsunuz. Şu anda ben artık bu yatağın içindeki esneme hareketleri bölümünü aştım. Artık yoga matımı alıyorum ve her sabah yoga yapmaya başladım ve bu yogaya da önce 5 dakikayla başladım sadece. Bunda da Elvin Livinler’in kanalı var. Çok hoşuma gidiyor onun yoga akışları. 5 dakikayla başladım, sonra 10’a çıkardım, 15’e çıkardım derken minik minik adım adım arttırmaya başladım. İnşallah bunun üzerine bir de 1 saatlik günlük tempolu yürüyüşü eklersem tadından yenmeyecek. Üçüncü minicik rutininiz. Bakın en az çabayla en yüksek derecede enerjimizi arttırıyoruz. Sabahları kalktığınız zaman gün ışığı almak. Kalktıktan sonra açın camınızı, pencerenizi ya da varsa balkona çıkın ve o gün ışığının güneş olsa da olmasa da bir şekilde teninize değmesine, gözlerinizden o ışınların içeri girmesine izin verin. Şöyle yavaş ve derin birkaç nefes alın, o temiz havayı ciğerlerinize bir doldurun. Mesela bu sırada minik bir nefes egzersizi ya da mindfulness egzersizi harika olur. Örneğin balkondayken ya da camdayken dışarıdan gelen seslere odaklanmak.

Belki kuş sesi, belki araç sesi, belki yoldan geçen insanların konuşmaları. O sırada etrafınızdaki nesnelere, bunların renklerine odaklanmak, soluduğumuz havaya odaklanmak, o havanın burnunuzdan geçerken bıraktığı hissi odaklanmak, burnunuza gelen kokulara odaklanmak. Bakın bu bile sadece birkaç dakikalık mini bir mindfulness egzersizdir. Ve sabah sabah şöyle zihninizi ana şimdiye ve buradaya getirir. Bir de bunun üzerine sağlığa hem ruhsal hem bedensel sağlığa çok çok faydalı olduğunu bildiğimiz minnettarlık hissini eklediğinizde harika olur. Örneğin nefes alırken bir taraftan da her şeye rağmen bu sabah sağlıklı bir şekilde kalkabilmiş olmanın minnettarlık hissini eklediğimizde ve bunu günlük olarak düzenli şekilde yaptığımızda gerçekten de ruhsal ve bedensel enerjimizin arttığını göreceksiniz. Sabahın ilk saatlerinde gün ışığına maruz kalmanın uyku kalitenizi arttırmaktan, nabzınızı düzenlemeye, hatta duygu durumunuzu düzenlemeye kadar sağlığınız üzerinde pek çok olumlu etkisi olduğuna dair bilimsel çalışmalar var. Günlük rutinimize ekleyeceğimiz dördüncü minik alışkanlığımız. Yarım saatte bir oturduğumuz yerden kalkıp şöyle minik bir tur atmak. Bir hareket etmek. Kolumuzu, bacağınızı oynatmak. Oturarak çalışıyorsanız her yarım saatte bir kalkın. Çünkü uzun süre hareketsiz kalmak, uzun süre oturur ya da yatar pozisyonda kalmak sağlığımıza oldukça zararlı. Uzun süre hareketsiz kalmak, pıhtı atma riskinden şeker hastalığına kadar pek çok hastalığa davetiye çıkartıyor. Kalkıp dolaşmayı bize hatırlatması için belki bir alarm kurabiliriz ya da belki başka önlemler alabiliriz. Ancak bir süre sonra zaten alışkanlık haline gelecektir. Ve beşinci minik alışkanlık. Daha az sosyal medya. Biliyorum bu da ilk kez duyduğunuz bir şey değil.

Hatta bununla ilgili işte dopamin detoksları vesaireler diye videolar var. Biz de yapmıştık zamanında. Fakat bunu biliyoruz ama uygulamıyoruz çoğumuz. Ve evet, gerçekten de ekran başında bu kadar uzun süre uyuşmuş şekilde kalmak sağlığımızı, enerjimizi olumsuz yönde etkiliyor ve zamanımızı hiç fark etmediğimiz kadar fazla alıyor. Bakın karar verin ve bugünden itibaren en az 1 saat daha az vakit geçireceğim deyin. Buna karar verdiğinizde ve uygulamaya başladığınızda gerçekten eğer uygulayabilirsiniz bir süre sonra aradaki farkı göreceksiniz. Gerçekten de çok uzun süre ekran başında kalmak, sosyal medyada vakit geçirmek bu dünyadan bizi kopartıyor. Şimdi ve buradadan bizi kopartıyor, bambaşka yerlere götürüyor. Ve ben bunu birkaç zamandır hayatımda uygulamaya başladım. Bu kadar etkili olacağını düşünmemiştim. Gerçekten de şöyle söyleyeyim, yaşamaya başladı hissettim diyebilirim. Bakın bunu yapmaya başladığınızda daha önce ne kadar çok vakit geçirmiş olduğunuzu görünce şaşıracaksınız ve daha önce vakit ayıramadığınız pek çok alışkanlığa artık vakit ayırabileceksiniz. Tabi ki bizi tembellik ve uyuşukluktan kurtarıp enerjimizi arttıracak uygulamalar, alışkanlıklar sadece bunlar değil daha pek çok unsur var ama bunlar bizim için sadece minik başlangıçlar. Özellikle uygulaması en kolay olanları seçtim. Yavaş yavaş bu rutinler ile başlayıp devam edersek bir süre sonra daha fazlası için motivasyon ve cesaret bulacağız. Belki de bu videoda söylediğim çoğu şeyi zaten biliyorsunuz ama kullanılmayan bilginin hiçbir anlamı yok. Dolayısıyla önemli olan bunları uygulamaya geçirmek ve şimdi sıra bu bilgileri uygulamaya geçirmekte. Hadi!

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir