TRAVMA BAĞI NEDİR? TRAVMATİK BAĞLANMADAN NASIL KURTULURUM?

Aslında size zarar verdiğini bilmenize rağmen yine de ondan vazgeçemiyor musunuz? Onsuz olmak size yok olmak gibi mi geliyor? Belki de sizinkisi aşk değil, travma bağıdır. Travma bağı ya da travmatik bağ iki insan arasındaki sağlıksız bir bağdır ve genellikle toksik ilişkilerde görülür. Peki bunun detayları nelerdir acaba sizinkisi aşk mı yoksa travma bağı mı? Bunun işaretleri nelerdir? Cevapları az sonra. Travma bağı, duygusal istismar, fiziksel istismar ya da her ikisini birden içeren ilişkilerde gelişen derin bir bağdır. Tabii bu noktada isterseniz duygusal istismar derken neyi kastediyoruz bir bunu hatırlayalım. Örneğin ilişkide karşı tarafın sizin zayıf noktalarınızı bilmesi ve bunu size karşı kullanması, sizi sürekli kontrol etmeye çalışması, her yaptığınızı bunaltıcı derecede takip etmesi ve rapor istemesi. Örneğin kimleydin? Neredeydin? Niye ordaydın? Saat kaçta döndün beni görüntülü arasana oradan vesaire gibi. Aşırı kıskançlık, baskı uygulamak, yasaklar koymak, nereye gideceğinize ne yapacağınıza, neyi nasıl yapacağınıza onun karar vermesi. Duygusal istismar uygulayan kişiler genellikle partnerleri için neyin iyi neyin kötü olduğuna en iyi kendilerinin bildiğini düşünürler. Manipülasyon yapması, yani sizi istediği şekilde düşünmeye ya da davranmaya yönlendirmesi. Örneğin diyelim ki bir arkadaşınızı sevmiyor, onunla görüşmemizi istemiyor, onunla ilgili çeşitli cümleler kurarak, çeşitli söylemlerde bulunarak, bir şekilde sizi çaktırmadan ondan uzaklaştırması, sizi tehdit etmesi, incitici eleştirilerde bulunması, alay etmesi, hakaretler, küçük düşüren konuşmalar. Cezalandırma, örneğin onun hoşuna giden bir şey yapmadığınızda sizinle görüşmeyi keserek ya da azaltarak ya da bunu yapma fırsatı yoksa sizi görmezden gelerek, yok sayarak sizi cezalandırmaya çalışması.

Saydığım tüm bu maddeler duygusal istismarda yaşanan davranış örneklerinden bazıları. Tabii her ilişkide bunların hepsinin olması şart değil. Bazı ilişkilerde sadece birkaç tanesi vardır. Çok yoğun bir şiddette, bazılarında ise hepsini birden görmek mümkün olabilir. Tabii ilişkinin başına durum böyle değildir. Genellikle ilk başlarda love bombing yani aşk bombalaması dediğimiz bir şeyi yaparlar. Yani sizi size karşı aşırı sevgi gösterilerinde bulunurlar. Ancak zaman içerisinde işler değişmeye başlar. Yaşadığınız ilişki artık size mutsuz hissettirmeye başlarken özgüveniniz düşmeye başlar. İlişkide en temelde duyduğunuz, hissettiğiniz duygu baskı ya da suçluluk gibi duygulardır. Bazen tepki verirsiniz ve belki ayrılırsınız ya da ayrılmakta tehdit edersiniz. Bu durumda tekrar karşı taraf size karşı yoğun bir ilgi göstermeye başlar. Kendini affettirmek için elinden geleni yapar. Tekrar barışırsınız ancak bir süre sonra ilişki tekrar kaldığı yerden o bozuk şekliyle devam eder. Sürekli bir tartışma, ayrılma ve tekrar barışma döngüsü içerisinde bulursunuz kendinizi. Travma bağı sadece romantik ilişkilerde değil, bir ebeveynle bir arkadaşla ya da ne bileyim bir işyerinden bir yöneticiyle olan ilişkinizde de görülebilir. Peki travmatik bağın diğer işaretleri neler? Aslında içinizde bir yerlerde bir şeylerin yolunda gitmediğine dair bir şeylerin doğru olmadığına dair bir his olsa da yine de ilişkiyi bitiremezsiniz. Bir türlü ondan vazgeçemezsiniz. Vazgeçmek size ölüm gibi gelir. İstismar davranışlarıyla ilgili olarak size yaptığı açıklamaları kabul edersiniz.

İnanmak istersiniz. Aslında içinizde bir yerlerde bir şeyler oturmuyordur. Ama yine de siz inanmak istersiniz. Onun toksik davranışlarına hep bir bahane bulursunuz. Kendinizi inandırmaya çalışırsınız ve çevrenizdekilere de sürekli onun davranışlarıyla ilgili çeşitli bahaneler bulurken ya da açıklamalar yaparken kendinizi bulursunuz. Örneğin böyle davranıyor ama aslında çok iyi biri. Beni de seviyor aslında. Bu aralar biraz stresli, işyerinde pek işleri yoluna gitmiyor. O yüzden böyle. Bu açıklamaları bir süre sonra artık sizde inanmaya başlarsınız ve bir şekilde diğer insanlar buna karşı çıktığında onlardan uzaklaşırsınız. Size göre onlar sizi ve sizin ilişkinizi anlamıyorlardır. Birileri mesela bir arkadaşınız sizi onunla ilgili olarak uyardığında ya da artık ayrılma gerekiyor gibi bir söylemde bulunduğunda o kişiyle tartışabilirsiniz. Ondan uzak ulaşabilirsiniz. Bir daha onunla görüşmek istemeyebilirsiniz. Bir daha asla kimseye karşı böyle bir şey yaşamayacağınızı, bu yaşadığınız şeyin çok özel bir şey olduğunu, bir daha asla başka bir insanla yaşanamayacağını düşünürsünüz, adeta o sizin kaderinizdir, alın yazınızdır. Peki bu tür bir bağdan nasıl kurtulabiliriz? Aslında bu tür bir bağdan özgürleşmenin ilk yolu, yaşadığımız şeyin aslında aşk değil bir tür travma tetiklenmesi olduğunu fark etmek ve bunun altında yatan kök nedenleri görebilmek. Peki bir insan acı vermesine rağmen neden bir ilişkide kalmaya ısrar eder, kalmakta ısrar eder? Neden vazgeçemez? Bununla ilgili açıklamalardan birine göre yaşamın ilk yıllarında bize bakım veren kişiyle ki bu çoğu kişi için anne oluyor.

Kurduğumuz bağ gelecekteki ilişkilerimizi de büyük oranda etkiliyor. Özellikle 0-2 yaş döneminde bebek ve bakım veren arasındaki ilişki çok önemli. Eğer bu ilişkide herhangi bir problem yaşanırsa, herhangi bir dengesizlik, herhangi bir tutarsızlık, örneğin annenin hasta olması dolayısıyla bebekten uzak kalmak zorunda kalması, annenin psikolojik problemler yaşaması, bu yüzden bebekle yeterince ilgilenmemesi ya da başka pek çok sebep olabilir. Bir şekilde o ilişkide anne bebek ilişkisinde bir tutarsızlık yaşandığında bebek ve anne arasındaki güvenli bağ zedelenmeye başlıyor. Bebeğin ilk sevgi nesnesi annesidir. Yani bu sevgi aşk olayının aslında ilk deneyimlediğimiz şey annemiz. Dolayısıyla onunla kurduğumuz ilişkinin kalitesi de gelecekteki ilişkilerimizi büyük oranda etkiliyor. Bir şekilde güvenli bağlanmada bir sorun yaşandığında bu bebek için ya da çocuk için travmatik olabiliyor. Bununla ilgili yani özellikle bebeklik çocukluk dönemimizin gelecekteki ilişkilerimizi nasıl etkilediğine dair daha detaylı bilgi almak isterseniz şu videomu inceleyebilirsiniz. Orada çok daha detaylı bir biçimde bu süreci anlatıyorum. Freudcu bakış açısına göre bizim her seferinde bir şekilde dengesiz ya da tutarsız ilişkilere çekilmemizin bu tarz ilişkileri ya da bu tarz kişileri daha cazip bulmamızı sebebi de aslında kendimizi iyileştirme çabası. Eğer özellikle bebeklik döneminde o güvenli bağda travmatik bir durum yaşandıysa, her seferinde kendi kendimize tekrar o travmayı yaşatmaya çalışırız. Freud buna yineleme zorlantısı ya da tekrarlama zorlantısı diyor. Bizler bu yeni toksik ilişkide yaşantımızın ilk yıllarında annemizle kurduğumuz o ilişkideki hayal kırıklığını, travmayı bir şekilde aynı ortamı yaratarak iyileştirmeye çalışıyoruz.

Bu yüzden bize bu tarz ilişkiler daha cazip geliyor. Bu tarz ilişkilerde sürekli karşı tarafın onayını, sevgisini almaya çalışıyoruz. Bu yüzden de çocukluk yıllarında o ilk deneyimlediğimiz ilişkiye benzer. Yani bir şekilde bizim sevdiğimiz, çok sevdiğimiz ama karşı taraftan bir türlü emin olamadığımız türden ilişkilere çekiliyoruz. Her seferinde bu sefer başaracağım diyoruz. Ancak ne yazık ki ilk travmamıza benzeyen koşulları ve kişileri bir şekilde hayatımıza çeksek bile çoğunlukla sonucu değiştiremiyoruz. Çünkü aslında olayın farkında değiliz. Bunların çoğu bilinçdışı bir şekilde ilerleyen süreçler. Sonrasında da neden hep ben bunları yaşıyorum, neden hep böyle insanlar beni buluyor, neden her ilişkim böyle sonuçlanıyor diyerek daha büyük bir hayal kırıklığının içerisinde kendimizi buluyoruz. Fakat bu bir kader değil. Yani değiştirilebilir bir şey. Yeter ki fark edelim, kendimizi daha yakından tanıyalım. Değişim için cesaret gösterelim. Eğer karşıdaki kişinin aslında. Benim travma mı tetiklediği için bana cazip geldiğini fark edersem, bu bile başlı başına, yani bu farkındalık bile başlı başına daha iyi hissetme yolunda ve hayatımı değiştirme yolunda atılmış büyük bir adım oluyor. Peki bunun dışında başka neler yapabiliriz? Bu tür bir bağdan özgürleşmek için hangi adımlar atılabilir? Eğer bunları merak ediyorsanız lütfen yorumlarda belirtin. Belki bununla ilgili ayrı bir video daha çekebiliriz. Eğer bu gelecek videoyu kaçırmak istemiyorsanız, kanala abone olmayı ve bildirim zillerini de açmayı unutmayın lütfen.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir