SEVGİSİZ BÜYÜYENLER İÇİN ÇÖZÜM ÖNERİLERİ – İçsel Çocuğu İyileştirme Teknikleri

Çocukken sevilmek, güven, şefkat, yeterli ve değerli hissetmek gibi birtakım duygusal ihtiyaçlarınız ebeveynleriniz tarafından yeterince karşılandı mı? Bu soruyu Youtube sayfamızın topluluk sekmesinde sorduk ve anketimize cevap veren videoyu çektiğimiz tarih itibariyle toplam 3300 kişinin yüzde 45’i “Hayır, yeterince bu duygusal ihtiyaçlarım karşılanmadı” cevabını verdi. Yüzde 41 ise “Eh işte biraz karşılandı” derken sadece yüzde 14’lük bir kesim “Evet, bu duygusal ihtiyaçlarımız yeterince karşılandı” dedi. Eğer sizde çocukken yeterli ebeveynliği alamadığınız düşünüyorsanız o zaman size bir haberim var. Bugünden itibaren kendi kendimizin ebeveynliğini yapabilir ve içimizdeki o yaralı içsel çocuğa destek verebiliriz. Peki ama bunu nasıl yapabiliyoruz? Diyorsanız detaylar introdan sonra. Bundan binlerce yıl önce filozof Epiktetos, “Bir insanın anavatanı çocukludur” demiş ve günümüze kadar yapılan psikolojik çalışmalarda bu sözü desteklemiş. Bir çocuk doğduğu andan itibaren görülmek ve duyulmak ister. Ben var mıyım, ben yeterli miyim, ben değerli miyim, ben olduğum halimle kabul edilebilir miyim? Gibi soruların cevaplarını diğer insanların sözlerinde, gözlerinde ve davranışlarında arar. Bu cevapları tutarlı ve yeterli bir biçimde alamadığında ise ne yazık ki kendine, diğer insanlara ve dış dünyaya dair bazı çarpık katı inançlar geliştirebilir. Çünkü dışarıda var olan gerçekliği olduğu gibi değil, kendi inançlarından oluşan bir mercekten geçirerek algılar. Çocukluk yaralarımız adeta sürekli gözümüzde bulunan bir gözlük gibidir ve bu gözlük dışarıdaki gerçekliği çarpıtarak bize verir. Örneğin çocukluğunda değerli olduğunu yeterince hissedemeyen bir birey, yetişkinliğinde karşı tarafın davranışlarını bu inancı destekleyecek şekilde yorumlayabilir. Partneri kendisini aramadığında ya da aramasına dönüş yapmadığında değersiz olduğu için ona değer vermediği, onu umursamadığı için yanıt vermediği fikrine kendini kaptırabilir ve hayatı kendini zindan edebilir.

Oysaki belki de o sırada olan şey sadece karşı tarafın gerçekten meşgul olmasıdır. Ya da çocukken sadece başarılı olduğunda kurallara uyduğunda, uslu olduğunda diğerlerinin dediğini yaptığında görülen bir çocuk, yetişkinliğinde kendini iyi hissetmek için mükemmel olmaya, mükemmeliyetçi olmaya ya da aşırı fedakar olmaya ihtiyaç duyabilir. Tabii bunları sadece birer örnek olarak veriyorum. Her böyle hisseden birey bu tepkiyi verecek anlamında söylemiyorum. Çünkü kişilerin tepkileri bireyden bireye, durumdan duruma göre değişiklik gösterebilir. Peki çocukluğumda bu duygusal ihtiyaçlarım yeterince karşılanmadıysa ben ne yapabilirim? Zamanında alamadığım o ebeveynliği kendime nasıl verebilirim? Öncelikle lütfen şunu belirtmeme izin verin. Bu konular donanımlı ve yetenekli bir psikoterapist ile çok daha sağlıklı ve verimli bir şekilde çalışılabilir. Ancak bir şekilde ben bu hizmete ulaşamıyorum ya da tercih etmiyorum diyorsanız, bu videoda bahsedeceğimiz bazı öneriler de yine size bir parça yardımcı olacaktır. Tabii bu videoda yine başka bazı videolarıma yönlendirmeler de yapacağım. Çünkü bu videonun süresi takdir edersiniz ki bu kadar önemli bir konuyu işlemeye yeterli olmayacaktır. Kendimize ebeveynlikte ilk adımımız öncelikle bir durum tespiti yapmak olsun. Birinci adımımız da çocuklukta hangi ihtiyacımızın tam olarak karşılanmadığını bir tespit etmeye çalışalım. Çocukluğumda eksik, fazla yetersiz ya da dengesiz olan tam olarak ne idi? Şimdi, eksik ya da fazla diyorum çünkü bazı durumlarda sorun çocuğun yeterince ihtiyaçlarının karşılanamaması iken, bazı durumlarda ise tam tersine belki fazlası sorun olabiliyor. Mesela aşırı koruyucu, kollayıcı bir ebeveyn tavrı da yine sorun yaratabiliyor. Annem, babam ya da bana bakım veren kişinin tam olarak hatası neydi? Kendinizi en çok hangi zamanlarda yargılarsınız? Kendinizi yargıladığınızda en çok hangi cümleleri kullanırsınız? Bu cümleler size ne kadar tanıdık geliyor? Kimi hatırlatıyor? İç sesiniz çok mu olumsuz, çok mu yargılayıcı? Çocukken en çok hangi cümleleri duymak isterdiniz? Duymak isteyip de duymadığınız sözler, görmek isteyip de göremediğiniz davranışlar tam olarak neydi? Bu soruların cevapları üzerine düşünün, vakit ayırın ve notlar alın.Mutlaka yazarak çalışmanızı öneriyorum. Çok daha somut bir şekilde görebilirsiniz çünkü. Tabii bu sorulara sağlıklı yanıtlar verebilmek için bir bilgi birikimine sahip olmam gerekiyor. Yani ben neye göre kendi çocukluğumu ve ebeveynlerimi değerlendireceğim? Çocuklukta neyin yolunda gitmediğine dair bir fikir edinebilmek için en önemli konulardan biri de şemalar konusudur. Şemalar çocuklukta oluşturduğumuz işte o katı inançlardır. Bazı şemalar hayatımızı kolaylaştırırken bazıları da zorlaştırır. İşte bu zorlaştıranlara uyumsuz şemalar diyoruz. İşte acaba sizde o hayatı zorlaştıran şemalardan hangileri olabilir? Buna dair bir farkındalık yaşamak istiyorsanız Şemalar ve Baş Etme Yolları başlıklı oynatma listemdeki videolara bir göz atabilirsiniz. Ayrıca yine kendi kendinizi değerlendirebilmeniz için bir test linki koyacağım. En başa sabitlediğim yoruma o linke tıklayarak linkteki soruları cevaplayarak yine siz de acaba bu uyumsuz şemalar hangileri var bir fikir edinebilirsiniz. Geldik ikinci aşamamıza. İlk aşamamızda çocukluğumuzda eksik olan, yetersiz, olan dengesiz olan şey neydi? Belki kısmen tespit ettik. Şimdi ise çocuklukta alamadığımız o şeyleri kendimize verme zamanı. Evet, belki çocukken sizi yeterince gören ve duyan birileri yoktu ama artık var. Artık siz varsınız ve o çocuğa ihtiyaç duyduğu şeyleri verebilirsiniz. İçsel çocuğumun sevildiğini duymaya mı ihtiyacı var? O zaman ona onu ne kadar çok sevdiğimizi ve sevilmeyi hak ettiğini söyleyelim. İçsel çocuğumuzun şefkate mi ihtiyacı var? O zaman ona şöyle sıcacık bir sarılma verelim.

İçsel çocuğumuzun güven duymaya, güvende olmaya, güvende olduğunu hissetmeye mi ihtiyacı var? O zaman ona güvendesin, ben her zaman senin yanındayım ve yanında olmaya devam edeceğim diyelim. Peki bunu nasıl yapacağım diyorsanız, bunu yapmanın en etkili yollarından biri görselleştirmenin de etkisini kullandığımız İçsel Çocuk Meditasyonudur. Bu meditasyona şu videomdan ulaşabilirsiniz. Tüm bu yönlendirdiğim videoların linklerini aşağıda başa sabitlediğim yorumda bulabilirsiniz. Üçüncü aşamamız içsel çocuğumuza zamanında ebeveynlerinden öğrenmesi gereken ancak öğrenemediğini bazı bilgileri ona sunma aşaması. Yani zamanında öğrenemediklerine ona öğretme aşaması. Ne yazık ki çoğumuz zamanında ebeveynlerimizden sınırlar ve kendimizi sağlıklı ve doğru şekilde ifade edebilme ile ilgili konuları tam olarak yeterli olarak öğrenemiyoruz. Haklarım neler? Neye hakkım var? Neye hakkım yok? Rahatsız olduğum durumlarla ilgili nasıl tepkimi gösterebilirim? İnsanlara nerede, ne zaman ve nasıl hayır diyebilirim? Nasıl sınır çizebilirim insanlarla olan ilişkilerimde? Kendi istediklerimi ve ihtiyaçlarımı nasıl ve nereye kadar ifade etmek sağlıklıdır? Bunun doğru yolu nedir? Nasıl kendim olabilirim? Bu ve bunun gibi çok sayıda sorunun cevabını Sınırlar başlıklı, İlişkilerde Sınırlar başlıklı oynatma listemdeki videolarda anlatıyorum. Yine bu videoları izlemek ve oradaki önerileri geçirebileceğiniz kadar hayata geçirebilmek de içsel çocuğunuza yardımcı olacak. Ve son adımımız içsel çocuğumuzla her gün kaliteli vakit geçirmek. Şimdi biz ebeveynlere diyoruz ki çocuğunuzla her gün kaliteli vakit geçirin. Bu kaliteli vakitte bu süreyi sadece çocuğunuza ayırın ve sadece bedenen değil ruhen de orda olun. Onunla ilgilenin, onu dinleyin, gözlerinin içine bakın, ihtiyaçlarını karşılayın. Aynı şey kendimiz için de geçerli. Mademki kendi kendimizin ebeveyni olacağız, o zaman her gün kendimizle kaliteli vakit geçirmek gibi bir hedefimiz olsun.

Bu süreçte odak noktamız, ilgimiz sadece kendimizde olsun ve kendimizi gerekirse biraz şımartalım. Ne olabilir bu illa böyle çok büyük şeyler aramayın. Ne bileyim mesela her gün 15 dakikalık bir cilt bakımı olabilir, bir nefes egzersizi olabilir, bir süre meditasyon yapmak olabilir, bir yürüyüş olabilir, kendi kendinizle baş başa kalabileceğiniz. Bir hobiniz ile ilgilenmek ya da yapmaktan keyif alacağınız başka bir aktivite olabilir. Yani her gün 15 dakika dahi olsa şöyle kendi kendinizle kalabileceğiniz bir süreyi kendinize ayırın. Bunu hak ediyorsunuz. Bakın ben burada bu adımları böyle kolay kolay anlatıyorum. Ama bu adımlar herkes için anlatıldığı kadar uygulaması kolay olmayabilir. Sonuçta çok zorlu bir çocukluk geçirmiş olabilirsiniz. Travmatik birtakım çocukluk anıları olabilir. Kendinizle bağlantınız kopmuş olabilir. Dolayısıyla kendi ihtiyaçlarınızı görmek, o ihtiyaçlara ulaşmak çok kolay olmayabilir. Bu gibi durumlarda yine en başta da belirttiğim gibi bir uzmanla çalışmak daha sağlıklı sonuç almanıza yardımcı olabilir. Videoda bahsettiğim tüm diğer videoların linklerini en başa sabitlediğim yorumda bulabilirsiniz ve dileyenler bu videodan sonra o videoları izleyebilirler. Sevgili takipçilerimiz, kanalımız desteklerinizle her geçen gün büyümeye devam ediyor. Kanalımızın daha fazla sayıda kişiye ulaşabilmesi, videolarımızın daha fazla sayıda kişinin ana sayfasına düşebilmesi için sizin tepkileriniz, etkileşiminiz çok önemli. Dolayısıyla eğer videoyu beğendiyseniz beğen tuşuna basarak ya da aşağıya bir yorum yaparak bu kanalın daha da gelişmesine yardımcı olabilirsiniz. Bu arada kanala abone olmadıysanız, bu kanalda her hafta kişisel gelişim ve psikolojiyle ilgili yepyeni içerikler paylaşıyoruz. Haberdar olabilmek için kanala abone olmayı ve bildirim zillerini açmayı lütfen unutmayın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir