Dikkat Dağınıklığı Aşırı Düşünme Unutkanlık Sebebi ve Çözümü

Sayfalarca kitap okursunuz ama sorsalar ne okuduğunuza dair hiçbir fikriniz yoktur. Çünkü bedeniniz oradadır ama zihniniz çoktan bir yerlere uçup gitmiştir. Sizin de defalarca tekrar tekrar başa dönüp aynı sayfaları okuduğunuz oluyor mu? Ya da bir odadan diğerine geçersiniz ama oraya vardığınızda neden orada olduğunuza dair hiçbir fikriniz yoktur. Bunun sebebi çoğu zaman beynimizin otomatik pilot modunda olmasıdır. Yani günün büyük bir çoğunluğunu bu modda geçiririz. Peki nedir bu otomatik pilot modu? Artıları, eksileri nelerdir ve bu moddan çıkmak için neler yapabiliriz? Bu videoda. Zihnimiz adeta ormandaki oyuncu bir maymun gibi dalların arasında o düşünceden bu düşünceye zıplayıp durur, yerinde duramaz. Bu oynak ve hareketli yapısından dolayı Uzak Doğu’da ona maymun zihin derler. Maymun zihin ayrıca çok da gevezedir. Sabah uyandığınız andan akşam yatana kadar size sürekli bir şeyler anlatır ve bunlar genellikle geçmişin acıları, özlemleri, pişmanlıkları gibi şeylerdir. Ya da geleceğin planları ya da gelecekteki olası felaket senaryolarıdır. Ve sonuçta günümüz modern insanı temelde üç tane probleme sahip olur genellikle. Bunlar aşırı düşünme, unutkanlık ve dikkat eksikliğidir. Bazı kişilerde tüm bunların sebebi, örneğin B12 gibi son derece temel bazı vitamin ya da mineral eksiklikleri olabiliyorken, bazılarında belki ek bazı rahatsızlıklardan kaynaklı fizyolojik rahatsızlıklardan kaynaklı bu sorunlar yaşanıyor olabilir. Ya da bazı kişilerde de yine depresyon, anksiyete, dikkat eksikliği, hiperaktivite bozukluğu gibi tanımların ek belirtisi olarak görülebiliyor. Ancak çoğumuzda bu sıkıntıların sebebi son derece belirsiz. Hızla değişen ve stresli bir dünyada hayatta kalma çabamız. Bu çabayı verirken çoğu zaman beynimiz otomatik pilot modunda oluyor. Bazen arabaya binerseniz ve onu çalıştırırsanız sonra bir bakmışsınız ki varacağınız yere gelmişsiniz bile. Ne ara ben buraya geldim, orada neler yaptım hatırlamıyorum dersiniz? Ya da bazen kafanızda bir düşünce vardır, onu çok yoğun şekilde de dalmışsınızdır.

Ancak bu arada da bir sürü mesela fiziksel işi hal etmişsinizdir. Birdenbire bir bakarsınız ki bir sürü iş hallolmuş. Ben ne ara bunları yaptım fark etmedim bile dersiniz. İşte bu gibi durumlarda beynin otomatik pilot modu aktiftir ve bu sayede aynı anda pek çok işi yapabiliyorsunuz. Geçmişi ya da geleceği düşündüğünüzde zihniniz başka yerlere hayallere daldığında genellikle otomatik pilot modu aktiftir ve otomatik pilot modu aslında gereklidir. Çünkü bu hız dünyasının içerisinde aynı anda pek çok şeyi yapmamız bekleniyor. Bu yüzden de beynimiz bize sürekli olarak yaptığımız bazı işleri ezbere, üzerinde çok da düşünmeden, çok bilinçli, dikkat harcamadan yapmamızı sağlıyor. Otomatik pilot modu sayesinde. Böylelikle ezbere alışkanlıklarımızla hareket ediyoruz. Otomatik pilot modu bu anlamda gerekli çünkü bir sürü ufak tefek iş için ekstra dikkat, çaba ve zaman harcamamız engelliyor. Ancak bu modda çok uzun süre kaldığımızda yani dengeyi kaybettiğimizde bazı yan etkiler ortaya çıkabiliyor. Evet, otomatik pilot modu bazı işleri ezbere bir şekilde yapmamızı sağlıyor belki ama bazen de aptalca şeyler yapmamıza yol açabiliyor. Mesela farkında olmadan buzdolabına makas koymuşluğum ve sonra uzunca bir süre makası aramışlığım var ya da ne bileyim işte demliğin kapağıyla kavanozu kapatmaya çalışmak, elinde kalem varken kalemi aramak gibi durumlarda otomatik pilot modundayız. Uzunca bir süre otomatik pilotta kalma sonucu uzun vadede odaklanma problemleri yaşarız. Dikkatsizlik ve buna bağlı sakarlıklar, unutkanlıklar yaşarız. Ayrıca arka planda sürekli çalışan düşünceler, tıpkı aynı anda onlarca pencerenin bilgisayarda açık olması ya da onlarca programın aynı anda çalışması gibi sistemi yorar, zorlar. Bu anlamda işte zihinsel yorgunluk ve ilerleyen zamanlarda endişe, kaygı, depresyon gibi problemlere yol açabilir.

Uzun süre otomatik pilot modunda olduğumuzda bireysel ve çevresel farkındalığımız da düşer. Adeta bakarız ama görmeyiz ya da duyarız ama dinlemeyiz. Aslında bunun uzun vadedeki sonucu nefes alırız ama aslında yaşamayızdır. Çünkü çoğu zaman anın ve kendimizin ve dış dünyanın farkında olarak ve tadını çıkartarak değil, ezbere ve alışkanlıklarımızla fark etmeden yaşarız. Geçmişi düşünüp analiz etmek, yaşadıklarımızdan dersler çıkarmak ya da gelecekle ilgili önlemler almak, gelecekle ilgili planlama yapmak elbette ki yanlış değildir. Yani tabi ki zaman zaman geçmişi düşüneceğiz, geleceği düşüneceğiz. Sıkıntı bunun dengesinin bozulmasıdır. Yani fazlasıyla günün büyük bir bölümünü geçmişte ya da gelecekte geçirmek, an’da olmamak, çoğu zaman otomatik pilotta olmak dengeyi sarsmaya başlıyor. Peki siz acaba günün yüzde kaçını otomatik pilot modunda geçiriyorsunuz? Bu anlattıklarımdan yola çıkarak yüzdesel olarak aşağıda yorumlar da paylaşırsanız seviniriz. Bakalım bizim takipçilerimizin yüzde kaçı günün çoğunda hangi modalar? Peki otomatik pilot modundan nasıl çıkabiliriz? Oradan oraya zıplayan maymun zihni nasıl eğitebiliriz? Aşırı düşünme, sakarlık, unutkanlık, dikkat dağınıklığı gibi problemlerle nasıl baş edebiliriz? Otomatik pilottan çıkmak için öncelikle hızımızı biraz düşürmemiz lazım. Müfit Can Saçıntı bir TEDx konuşmasından eline her yaprağı farklı bir renge boyanmış bir pervane alır. Buna Newton çarkı da deniyor. Pervane çalıştırıldığında ve hızla dönmeye başladığında bir de bakıyorsunuz ki pervanenin içindeki renkler yok olmaya başlıyor ve hepsi beyaza dönüyor. Yani gördüğünüz tek renk beyaz oluyor. Müfit Can Saçıntı bu konuşmasını şu sözlerle bitiriyor hayatı hızlı yaşarsanız ıskalarsınız. Çünkü hızlandıkça renkler kaybolur. Günümüzün hız dünyasında kim bilir hangi renkleri kaçırıyoruz değil mi? İşte otomatik pilotu devreden çıkarabilmek ve zihnimizi geçmiş ve gelecekten alıp şimdiki an’a, şimdiye ve burada çekmenin ilk adımı yavaşlamaktır.

Zira hızla giden bir arabanın camından manzaranın tadını çıkartamazsınız. Ooo vaktim yok ya! Demeyin. Sizden sadece günde ekstradan fazla birkaç dakika istiyorum. Bakın depresyon tanısı almış kişilerle yapılan bir deney var. Bu deneyde bu kişilerden her gün hızlıca alel acele yaptıkları günlük rutin bir aktiviteyi seçmeleri ve bu aktiviteyi ekstradan birkaç dakika ayırarak biraz daha yavaş tadını çıkararak farkındalıkla yapmaları isteniyor. Mesela diş fırçalamak, yemek yemek ya da metroya yürümek gibi. Her gün alel acele apar topar yaptığınız bir aktiviteyi seçin ve bu aktiviteyi biraz daha farkındalıkla, biraz daha yavaş yapın. Peki farkındalıkla yapmak ne demek? Farkındalıkla yapmak demek. Zihninizin o işi yaparken tamamen orada olması demek. Yani geçmişte ya da gelecekte değil, şimdi ve burada neler olup bitiyorsa onunla ilgili olmak demek. Tüm duygularımla, düşüncelerimle duyumları olan. Mesela yürümeyi mi seçtim aktivite olarak? Yürürken kulağıma gelen sesler neler? Kuş seslerini duyabiliyor muyum? Yoksa daha çok egzoz ya da kalabalık sesleri mi geliyor? Yürürken ayağımı yere bastığımda. O his nasıl bir his? Yüzeyi nasıl bir yüzey? Pütürlü mü, engebeli mi, düz mü, kaygan mı? Çevrede gördüğüm renkler daha çok hangi renkler? Ağırlıklı olarak. Yürürken kolumu oynattığımda işte tenime değen o rüzgarın tenimde bıraktığı his nasıl bir his ya da çıkan ses belki kolumun giysilerime değmesinden kaynaklı. Nasıl bir ses? Gibi tamamen şimdi ve burada olabilmekle ilgili bir şey. Bunu siz de herhangi bir aktivite seçip mesela bir ay deneyin. Deneyin ikinci aşamasında deneklerden şu soruları yanıtlamaları isteniyor yazılı olarak. Bunu bu şekilde yapmak, yani yavaş ve farkındalıkla yapmak, tadını çıkartarak yapmak. Öbür türlü, yani alel acele, apar topar yapmaya göre size nasıl hissettirdi? Herhangi bir fark var mı duygu durumunuzda? Deneklerin büyük bir çoğunluğu bunu bu şekilde yapmanın çok daha iyi hissettirdiğini belirtmişler ve gerçekten de araştırmanın sonucunda deneklerin mutluluk seviyelerinde bir artış, depresyonlarında ise azalma olduğu görülmüş.

Neden? Çünkü aslında bu denekler farkında olarak ya da olmayarak bir anda kalma yani mindfulness çalışması yaptılar. Dikkatinizi şimdi ve burada olan bitene yönelttiğinizde ve bu şimdi ve burada olan biteni yargılamadan sadece gözlemci olarak izleyebildiğinizde, zihniniz geçmişin pişmanlıkları, üzüntüleri, acıları, özlemlerini ya da geleceğin kaygılarını bir kenara bırakır ve rahatlar. Bu aktivite aynı zamanda otomatik pilot modunu devreden çıkartır, size daha iyi hissettirir, zihninizi dinlendirir. Dolayısıyla düzenli bir biçimde yapıldığında an’da kalabilme becerilerinizle ilgili beyinsel, sinirsel bağlantılarınız güçleneceği için adeta bir kas gibi. Çünkü bunu siz yaptıkça güçlenecek. Bir süre sonra zihniniz rahatlamaya başlayacak ve aşırı düşünme, odaklanamama, unutkanlık gibi problemlerde azalmaya başlayacak. Mindfulness tekniği temelini binlerce yıllık Budist felsefesinden alıyor. Budist rahipler binlerce yıldır işte o maymun zihni atabilmek için mindfulness tekniğini kullanıyorlar. Bu tekniğin etkinliği ve çeşitli fizyolojik ve psikolojik sıkıntılarda işe yaradığı sayısız bilimsel çalışmayla gösterilmiş durumda. Mindfulness ile ilgili benim kanalımda da pek çok egzersiz ve bilgi videosu bulabilirsiniz. Teknik hakkında daha detaylı bilgi ve her gün uygulayabileceğiniz çok basit 6-7 dakikalık bir egzersizi şu videomda bulabilirsiniz. Bu videonun linkini en başa sabitledim, yoruma bırakacağım. Bu egzersizi en az 1 ay düzenli uyguladığınızda bedeninizde ve zihninizdeki değişimleri fark edebileceksiniz. Kişisel gelişim ve psikoloji eğer ilgi alanınız içindeyse doğru yerdesiniz. Bu kanalda her hafta bu konularla ilgili yeni videolar paylaşıyoruz. Eğer bu videolardan haberdar olmak istiyorsanız lütfen kanala abone olmayı ve bildirim zillerini açmayı unutmayın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir