Depresyon Belirtileri – Depresyonda mıyım? 10 İşareti

Yaşadığım bu şey mutsuzluğum, halsizliğim ağlamaklı halim. Acaba depresyon mu yoksa başka bir şey olabilir mi? Merak ediyorsanız bu videoyu izleyin. Depresyonla ilgili olarak gözlemlediğim şöyle iki tane sıkıntı var. Bunlardan bir tanesi insanların yaşadıkları gelip geçici, her hüzün, üzüntü, keder durumuna depresyon demeleri. İkinci durum ise depresyonu sıkıntıdan ya da işte hastalıktan saymamak, hafife almak. Yani depresyonda mısın? Ay üzülme canım bozma moralini. Nasıl yani? Bu ne yazık ki bu kadar basit bir şey değil. Nasıl ki diyabetli birisine Ne diyabetik misin? Ay o kadar diyabetik olma ayol! demiyorsanız, depresyonlu birisine de ay o kadar üzülme canım! Bozma moralini diyemezsiniz. Çünkü bu üzüntüden, hüzünden, kederden ki bunlar son derece doğal duygular ve her birimizin zaman zaman içine girdiği, girmesi gereken duygular biraz daha farklı bir durum. Dolayısıyla depresyonu ya çok hafife alıyoruz ya da tam tersine her duruma depresyon deme eğilimimiz var. Peki bu depresyon gerçekte nedir, ne değildir? Gelin buna bir bakalım. Duygular bizim için son derece gerekli ve faydalı. En önemli parçamız. Eğer onlar olmasaydı türümüz bugüne kadar devamını sağlayamazdı. Doğada yaşayan atalarımızı düşünelim. Eğer korku duygusu olmasaydı gereksiz risklere girebilirlerdi. Eğer tiksinti olmasaydı çürümüş gıdaları yiyip hayatlarını riske atabilirlerdi Eğer öfke olmasaydı, belki de haklarının yenmesine karşı çıkmayacaklardı ya da üzüntü olmasaydı bir şeylerin yolunda gitmediğini anlamayacaklardı. Hissettiğimiz duyguların zaman içerisinde dalgalanması, kimi zaman daha yukarıda, yani yukarıda derken daha pozitif diye adlandırdığımız mutluluk gibi, coşku gibi duyguları yaşamak, kimi zaman kederlenmek hüzünlenmek, kimi zaman kaygılanmak son derece normal, insani ve doğal bir durum. Yaşanılan stres verici bir durumun ardından belirli dönemlerde geçici olarak gergin olmak, huzursuz olmak, mutsuz olmak, yaşam enerjimizin düşmesi yine son derece anlaşılır bir durum.

Ancak yaşadığımız duyguların şiddeti, sıklığı, süresi belirli bir seviyenin üzerine çıktığında zaman geçtikçe azalmıyorsa aksine stabilse ya da artış gösteriyorsa bir şekilde bu duygu. Ortada açık bir neden yokken amiyane tabirle yerli yersiz ortaya çıkmaya başladıysa mesela ortada görünen açıkça bir yaşamsal tehdit yoktur. Ancak kişi çok yoğun bir ölüm korkusu, yoğun bir endişe hali yaşıyordur sürekli, her yerde, her zaman. Ve yaşanılan bu duygu, sosyal hayatınızı, ilişkilerinizi, iş yaşantınızı, okul hayatınızı olumsuz bir şekilde etkiliyorsa, hatta bedensel sağlığınızı da artık etkilemeye başladıysa, yani bir şekilde yaşam kalitenizi bozmaya başladıysa elbette bu konuyla ilgili bir ruh sağlığı uzmanından destek almak gerekir. Bu arada ruh sağlığı uzmanından kastım bir psikiyatri hekimi, ki tanıyı koyma yetkisi olan kişi odur zaten. Tanı konduktan sonra tedavi sürecinde, terapi sürecinde, özellikle psikoterapi kısmında bir uzman klinik psikologdan destek almayı kastediyorum. Yani klinik psikologlar ve psikiyatri hekimleri. Ruh sağlığı uzmanından kastım bu kişilerden destek almak gerekir. Birimiz yaralandığını da bir şekilde fiziksel bir hastalık geçirdiğimizde doktora gitmekten çekinmeyiz. Ancak nedense ruhsal sıkıntılarla ilgili olarak bu konuyla ilgili bu konu uzmanlarına gitmekten çekiniyoruz. Evet, daha önceki yıllarda etiketlenmekten çok korkuyorduk. Niye gideyim ben? Deli miyim tırnak içinde diyordu insanlar. Fakat artık günümüzde bu bakış açısının azaldığını görüyorum ve tamamen bitmese de azaldığını görüyorum. Bu yüzden tıpkı bedensel sıkıntılar gibi ruhsal sıkıntılarda çok çok önemlidir ve eğer yaşam kalitenizi bozmaya başladıysa evet bir uzmandan yardım almak gerekir. Peki ruhsal sıkıntı deyince insanların aklına ilk gelen tanımlardan biri olan depresyon nedir? Belirtileri nelerdir? Biraz netleştirelim. Ne zaman bu yaşadığımız şeyin depresyon olduğundan şüphelenebiliriz ve bir doktora gitmemiz gereklidir.

Bunları konuşalım sizinle. Bu arada bu videoda amaç sizin kendi kendinize teşhis koymanız değil tabii ki. Zaten dediğim gibi beni bu konuda yetkili olan kişi psikiyatri hekimidir. Ancak kendi belki içinde yaşadığınız ve anlamlandıramadığınız birtakım durumlarla ilgili belki bir fikir edinmeniz ve bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanıza yardımcı olmak buradaki amaç. Fikir edinmenizi sağlamak. Evet, biraz sonra sayacağım belirtileri neredeyse her gün ve günün büyük bir bölümünde görüyorsanız, biraz sonra sayacağım belirtiler başka herhangi bir duruma bağlanamıyorsa, başka herhangi bir fiziksel hastalığa da bağlanabilir. Mesela tiroid probleminiz vardır ya da demir eksikliği aneminiz vardı. Biraz sonra sayacağım bazı belirtiler onlarda da görülebiliyor ya da bir madde kullanıyorsunuz o sırada bir ilaç kullanıyorsunuzdur o ilacın yan etkisi olarak geçici bir süre de bu belirtilerden bazıları görülebilir. Yani yaşadığınız şeyin bunlardan hiçbirine bağlanamıyor olması gerekir. Neredeyse her gün günün büyük bir bölümünde görülmesi gerekir ve yaşam kalitenizi ciddi anlamda bozması, ilişkilerinizi, sosyal hayatınızı, işinizi etkilemesi gerekir. Birinci belirtimiz çökkün duygu durumu. Yine dediğim gibi neredeyse her gün günün büyük bir bölümünde. Mutsuzluk, umutsuzluk, boşluk hissi, anlamsızlık, değersizlik, suçluluk gibi birtakım duyguları yoğun biçimde yaşama. Yine neredeyse her gün, günün büyük bir bölümünde. Neredeyse bütün etkinliklere karşı ilginiz de bir azalma. Yani hiçbir şey yapmak istemiyorsunuz. Eskiden size zevk veren şeyler artık zevk vermiyor, anlamsız geliyor. Her şey gözünüzde büyür. Hiçbir şeyden keyif alamazsınız. Yani bu yemek yemek için de böyledir, cinsellik için de böyledir, bunlarda da yani önceden size keyif veren aktivitelerde artık keyif alamamak. Dördüncü madde. Yavaşlama ve durgunlaşma. Konuşmanızda yürümeniz de hareketleriniz de düşünce akışınızda belirgin bir yavaşlama, bir durgunlaşma, iştah ve kilo da değişiklik. Yani işte ağınızın artması ya da azalması, herhangi bir çaba göstermemenize rağmen kilo almanız ya da kilo kaybetmeniz. Burada özellikle şey diyor DSM 5’te. Yani bu tanı kriterlerinin bulunduğu kitapta vücut ağırlığının yüzde 5’i kadar, en azından bir değişiklik ve bir diğer depresyon belirtisi uyku sorunları, aşırı uyuma yani sürekli bir uyku hali ya da tam tersi uykusuzluk ve bunun neredeyse her gün olması. Ve bir diğer belirti toleransınızın azalması. Normalde tepki vermeyeceğiniz şeylere tepki verirken kendinizi bulabilirsiniz. Tahammülsüzlüğünüz artar. Yani çok kolay tetiklenirsiniz. Kolay öfkelenebilirsiniz. Halsizlik, enerji düşüklüğü. Neredeyse her gün enerjinizin hakikaten düşük olduğunu hissetmek. Halsiz hissetmek, bitkin hissetmek. Bir diğer belirti yine bilişsel işlev sorunları. Bilişsel işlev derken neyi kastediyoruz? Mesela öğrenme, hatırlama, dikkat gibi işlevlerde sıkıntılar yaşama. Düşünmekte ya da odaklanmakta güçlük çekme, kararsız kalmak, karar vermekte güçlük çekmek, basit şeylerle ilgili bile karar verememek, unutkanlık, yeni şeyleri öğrenmede güçlük çekmek, yineleyici ölüm düşünceleri, kendini öldürmeyi tasarlama, planlama, hatta belki bunun için bir girişimde bulunma. Yine depresyonun belirtilerinden. Evet, 10 tane depresyon belirtisi saydım sizlere. Eğer bu durumları kendinizde yoğun bir biçimde görüyorsanız, dediğim gibi neredeyse her gün günün büyük bir bölümü bu durumlar, bu belirtiler sizin için geçerliyse o zaman yani bir şüphelenip bir ruh sağlığı hekiminden yardım istemek de fayda var. Tabii tüm bunların dışında bir de gülümseyen depresyon ya da gizli depresyon dediğimiz bir depresyon türü var ki bunda kişi dışarıdan gayet aktif gözükür, günlük hayatında sorumluluklarını yerine getirir, hayatına eskisi gibi devam eder. Yani herhangi bir yavaşlama yoktur. Sorumlulukları üzerinde bir etkisi yoktur.

Çünkü kişi çok yoğun bir biçimde çalışmaya, hareket etmeye devam eder. Dışarıdan sanki hiçbir şey yokmuş gibi gözükür. Ancak içten içe çok yoğun bir keder duygusu yaşıyordur. Özellikle bu durum, yani gizli depresyon dediğimiz durum. Güçlü gibi görünmeye çalışan ve duygularını bastırmaya alışmış kişilerde yoğunlukla görülebilir. Bu noktada tabii ki sağlıklı ayırımı yapabilecek olan kişi yine bu konunun uzmanı bir hekimdir. Neden ısrarla hekim diyorum? Tabi bunun birinci sebebi bu tanıyı koyma yetkisinin hekimler de olması. İkincisi ise bazen depresyonla karıştırılabilen ya da depresyonmuş gibi görünen başka fiziksel ve ruhsal sıkıntılar da olabiliyor. Bu konuda bunun ayrımını yapacak olan insan tıp eğitimi almış, bunun uzmanı olan kişilerdir. Mesela kalp damar sorunları, tiroid sorunları. Yine dediğim gibi demir eksikliği ya da bazı vitamin mineral eksiklikleri ya da belki başka nörolojik sıkıntılarda ya da belki başka ruhsal sıkıntılar da yine depresyonla ortak belirtiler gösterebilirler. Bu noktada sağlıklı ayırımı yapabilmesi için bir doktordan yardım istemek gerekli. Gidemiyorum, yani doktora gidemiyorum ya da gitmek istemiyorum da diyorsanız en azından ki demeyin bence ama yine de bunu diyorsanız, o zaman bu durumla baş edebilmenizi kolaylaştırabilme amacıyla çeşitli bedensel ve zihinsel teknikleri paylaştığım depresyonla baş edebilme oynatma listeme şöyle bir göz atın lütfen. Oradaki videolarda bu durumla nasıl baş edebileceğinizi detaylı biçimde anlatıyorum. Bu videoların linkini aşağıya açıklama kısmına ekleyeceğim. Yine yorumlara da ekleyeceğim. Kişisel gelişim ve psikoloji eğer ilgi alanınız içindeyse kendinizi daha yakından tanıyabilmek ve zorlayıcı duygularla baş edebilmek için yeni teknikler öğrenmek istiyorsanız doğru kanaldasınız. Bu kanalda her hafta bu konularla ilgili yepyeni iki video paylaşıyoruz. Bu videolardan haberdar olabilmek için lütfen kanala abone olmayı unutmayın.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir