ÇOCUKLUKTA DUYGUSAL İHMAL YAŞAYANLARIN 5 GÜÇLÜ YÖNÜ

Ebeveynler bazen farkında olmadan, bazen iyi niyetle çocuğum daha iyi olsun diye, bazen de umursamazlıklarından çocuklarına duygusal ihmal yaşatabiliyorlar. Aslında benim ailem çok iyiydi, benimle çok ilgilenirdi, beni severlerdi diyen insanların dahi bir kısmı çocukluklarında duygusal ihmale maruz kalmış olabilirler. Bu videoda duygusal ihmal nedir ve çocukluğunda duygusal ihmale maruz kalmış kişilerin yetişkinlikteki beş güçlü yönlerinden bahsedeceğim. Duygusal ihmal, bir çocuğun sevgi, güven, şefkat, değerli ve önemli hissetme, yeterli ve güçlü hissetme gibi birtakım duygusal ihtiyaçlarının ebeveynlerince yeterince karşılanmaması durumudur. Anne baba olmak sadece çocuğun maddi ihtiyaçlarını karşılamak değil, çocuğu yedirmek, içirmek, temiz tutmak, bakımını yapmak, okula göndermek vesaire değil, duygusal ihtiyaçlarını da karşılamak. Bunu çoğumuz biliyoruz. Peki bu bilgiyi? Yani evet, ben bunu zaten biliyorum dediğimiz bu bilgiyi ne kadar hayata geçiriyoruz? Ebeveyn olarak çocuklarımızın sınavdan kaç aldığını ya da ödevini yapıp yapmadığını ya da sınava hazırlanıp hazırlanmadığını soruyoruz belki. Peki o günün nasıl geçti? Ne düşünüyor? Ne hissediyor? Bu gibi konularla ilgili olarak da onlarla yeterince sohbet ediyor muyuz? Onlarla konuşurken yargılamadan, akıl vermeden, dikkatle, şefkatle onları dinliyor muyuz? Mesela odasına girmeden önce kapıyı çalıp izin istiyor muyuz? Herhangi bir karar almadan önce ona da fikrini soruyor muyuz? Yoksa sadece dayatıyor muyuz birtakım kuralları, onları yeterince ve kaliteli vakit ayırıyor muyuz? Mesela onlarla oyun oynuyor muyuz? Ne yazık ki en eğitimlisinden en eğitimsizine maddi durumu, sosyo kültürel durumu en yukarıdan en aşağısına çoğu aile çocuğuyla yeterli ve kaliteli iletişimi kuramıyor. Ve bunun sonucunda ne oluyor? Bunun sonucunda yetişkinliğinde kendisini çok sık yargılayan, kendini yerden yere vuran, kendine değer vermeyen, özgüveni düşük, içinde nedenini bir türlü anlayamadığı ve bulamadığı büyük bir boşluk duygusu yaşayan, aşırı mükemmeliyetçi, depresif ve kaygılı yetişkinler ordusuyla karşılaşıyoruz.

Çocuklukta yaşadığımız duygusal ihmalin yetişkinlikte bizde yarattığı olumsuz etkilerle ilgili bir video hazırlamıştım. Şuradan ulaşabilirsiniz. Bu videoda ise işe biraz iyi yanından bakacağım. Yani bardağın dolu tarafını görmeye çalışacağım. Ve çocuklukta aldığımız bu yaralar yetişkinlikte bizi hangi yönlerden daha güçlü yapıyor, bunu görmeye çalışacağız. Ne de olsa acılar ve zorluklar aslında beraberinde gelişmeyi de getiriyor. Çocuklukta ihmalin izi boşluk hissi isimli kitabın yazarı psikolog Doktor Jonice Webb, Psychology Today dergisindeki bir yazısında çocuklukta duygusal ihmale uğramış kişilerin bu beş güçlü yönünden bize bahsediyor. Bakalım neymiş bu güçlü yönler? Evet, birinci güçlü yönümüz tek başına da yapabilmek. Bağımsızlık, kendi ayaklarının üzerinde durabilmek. Duygusal olarak ihmale uğrayan çocuklar kendi kendilerine şöyle bir ders çıkarırlar. Pekala belli ki bu hayatta tek başındayım ve yalnızken de hayatımı devam ettirebilmeliyim. Kendi başımın çaresine bakmayı öğrenmeliyim. Okulda bir sorun mu çıkar? Kendisi halleder. Öğretmeniyle bir sorun mu yaşar? Kendisi çözer. Daha çocukluktan kendi kendine yetmeyi öğrenirler. Dolayısıyla yetişkinliklerinde de çoğu işi kendi başlarına bağımsız olarak yapmaya alışkınlardır. Kimsenin yardımına ihtiyacım yok, kimseye muhtaç değilim, ben yapabilirim duygusu hakimdir. Duygusal olarak ihmal edilen çocuklar kendi duygularına karşı sağır olma eğiliminde iken, diğerlerinin duygularına karşı fazlasıyla duyarlılardır. Fazlasıyla şefkatli, merhametli insanlardır. Kendi duygularına karşı duyarsızlar çünkü çocukluktan itibaren ne yazık ki bu duygular ya yok sayıldığı ya reddedildi ya görmezden gelindi. Ancak bu yine de onların diğerlerinin duygularına karşı hassas olmalarını engelleyemedi. Çocukluğunda duygusal ihmale uğramış kişilerin bir kısmı yetişkinliklerinde diğer insanlara karşı son derece hassas, şefkatli ve merhametli insanlardır.

Ve şefkat ve merhamet duyguları bir insanın sahip olabileceği en asil, en güçlü duygulardan biridir. Çocukluklarında bir şey istediklerinde bu çocuklara ya hayır denmiştir ya da evet dense bile bu sözler tutulmamıştır. Dolayısıyla isteklerinin ve taleplerinin karşılanmaması ya da tutarsız şekilde karşılanmasına alışan bu çocuklar, onaylanmanın temel faktörünün bir şeyler talep etmemek olduğunu öğrenmişlerdir. Yani onaylanmak ve kabul görmek için bir şeyi istememek gerekir diye öğrenmişlerdir. Yetişkinliklerinde ise bu insanlar çok talepkar ve bencil insanlar olmazlar. Yine fazlasıyla tok gözlü, özverili ve diğer insanların talep ve ihtiyaçlarına karşı oldukça duyarlı insanlar olmuşlardır. Genellikle arkadaş çevrelerinde herhangi bir destek ya da bir tavsiyeye ihtiyaç duyulduğunda aranan ilk kişilerdir. Evet, çocukken duygusal ihmale uğramış insanların bir diğer güçlü yönü zorluklara karşı esnek olabilmeleri. Çocukken bu insanlara neye ihtiyaçları olduğu ya da ne istedikleri sorulmamıştır. Dolayısıyla elde var olan durum, elde var olan koşullar her ne ise hayatta kalabilmek için ona uyum sağlamayı öğrenmişlerdir. Çocukken duygusal ihmale uğramış kişilerin yetişkinlikteki bir diğer güçlü yönleri de zorluklara karşı daha dayanıklı ve esnek olmalarıdır. Çocukken bu insanlara neye ihtiyaçları olduğu ya da ne istedikleri sorulmamıştır. Dolayısıyla bu çocuklar elde var olan duruma, elde var olan koşullara o durum her ne ise hayatta kalabilmek için ona uyum sağlamaya mecbur kalmışlardır. Çünkü yaşamlarını devam ettirebilmek için başka seçenekleri yoktur. Dolayısıyla büyüdüklerinde de bu kişiler talepkar, saldırgan ya da sürekli şikayet eden kişiler olmak yerine, var olan durum ne ise var olan durum, var olan akış, var olan zorluklar her ne ise buna uyacak şekilde esneyebilirler.

Ve beşinci güçlü özellik. Sevilir ve sayılır olmak. Bu insanlar genellikle onaylanabilmek, kabul görebilmek için çoğu zaman öz verili, şefkatli, anlayışlı, yardımsever insanlar oldukları için genellikle çok sevilirler ve sayılırlar. Bir insanın yardıma mı ihtiyacı var ilk o koşar zorluklar karşısında sızlamaz, söylenmez, güvenilirdir, destek verir. Dolayısıyla çoğu zaman insanlar tarafından da sevilir. Tabii keşke diğerlerine gösterdikleri bu sevgiyi ve anlayışı kendilerine de gösterebilseler. Saydığımız bu beş yönde gerçekten de çok güçlü, çok özel, çok güzel özellikler. Fakat her şeyin en güzeli dengede olabilmesi. Eğer bir taraftan diğerlerine karşı son derece sevecen ve yardımseverken kendinize karşı acımasız ve yargılayıcı oluyorsanız, bu durumda ne yazık ki kendinize zarar vermiş oluyorsunuz. Oysaki bir taraftan bu güzel özelliklerinizi koruyarak, diğer taraftan da kendinize karşı daha anlayışlı olmak, kendinize ihtiyaç duyduğunuz o şefkati gösterebilmek, gerektiğinde diğerlerinden de yardım isteyebilmek gibi konularda da kendimizi geliştirebilecek çok daha dengeli ve çok daha mutlu bir hayatımız olabilir. Eğer çocukluğunuzda duygusal ihmale uğradığınızdan şüpheleniyorsanız? Şuradan ulaşabileceğiniz oynatma listesindeki videoları izlemenizi öneririm. Şemalarla ilgili oynatma listem ve bu konuda uzman bir klinik psikologdan ya da bir psikoterapistten yardım alabilirsiniz. Kişisel gelişim ve psikoloji eğer ilgi alanınız içerisinde ise lütfen kanala abone olmayı unutmayın. Böylelikle yeni yüklenen videolardan haberdar olabileceksiniz. Her hafta bu kanala bu konularla ilgili 2 tane yepyeni video yüklüyoruz. Bu videoların daha fazla sayıda insana ulaşması için bize destek olmak isterseniz, videoyu beğendiğiyseniz beğene basarak, aşağıya yorum yazarak, kanala abone olarak ve katıl üyesi olarak bize destek olabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir